
Daha sonra ise Mehmet Yüksel'e tanıştık. Bize göre çok güçlü kovanlarla çalışıyordu. Ülkemize çok önemli bilgileri, hatta bir ülkenin arıcılık kültürünü aktardı diyebilirim. Bu kültür çok önemliydi, bilim adamlarımızın yapamadıgını onun sayesinde çözdük. Bilim adamı der bahar balı alamıyoruz, neden alamıyoruz, arıza nerede çözüm yok sadece kuru söylem vardır bizim bilimcilerde. Bilimcilerimiz yılar öncesinde kalmış teknikleri hala yeniymiş gibi arıcılara gazlar, derki iki kovan arınız varsa yüksek verim alabilmek için birisini köstekle. Yıllardır 80 binlik nufuslu kovanlar oluşturmaya çalıştık. Yav hadi biz gidip yurt dışını göremiyoruz, bilimciler bir yolunu bulup devlettende harcırah alıp,beleşe bir çok toplantılara, kongrelere katılır. Bunlar hiçmi kafa yormadılar hiçmi düşünmediler bu arılar nasıl bu güçte her mevsim durabiliyor diye. Resimdeki arılar şu ana kadar üç kez sagım geçirdi, hala 20 çıtadalar. Böyle arılarımız olsa ne kaybederiz, olaya birde bu açıdan bakın, hiç bir şey yapmıyorsunuz, son hasattan sonra varrova mücadelesi ve 1-2 ay kış arıları için kekleniyor sonrasında ne kadar ihtiyacı varsa eylülde yükle bir daha bahara kadar kovanlara el sürme olay bu.
Birde bizim ameleliklere bir bakalım. Yav yıl boyu 12 ay, arıyla ugraşıp duruyoruz ondan al ötekine ver, birde bu hamballıklar yapılırken biz en iyisini yaparız havaları var. Ortada bu görüntüler varken hala bu iş olmaz diyenler var. Hem 80 binlik kovan oluşturmaya çalış çabala sonrada sağ elinle sol kulagı arkadan tutmaya uğraş dur.

http://bengittim.blogspot.com/2009/06/hwsap-kitap-isleri-ve-irklarin-farklari.html

Ülkemizde ülkemizin arısı olmayan italyan arısı bayagı yaygın kimseden ses yok. Papaz arısı üretmek imkansız herkes papaz arısı üretiyor, onlarada kimse gıkını çıkaramıyor. Pazaz yada diger adı buckfast arısı, üretebilmek için ya izole bölge yada süni dölleme gerekiyor. Bu ikiside yeterli degil, papaz hangi ırkları sırayla nasıl karıştırdı onlarıda bilmek lazım. Bunlar imkansız ama bizde bucfakst arısı üretilir. Kafkas zaten milli arı, bizden başka hangi milletler safını yada F1 kullanıyor bilmiyorum. Kafkasın Amerika dört hat hibritini üretmiş %200 verim artışı sağlıyor. Bizde ise tüm ırklar ya melez yada saf işlenmemiş olarak kullanılmaktadır.Karniyol arısı bu ülkenin temel 5 ırk arısıdan biridir. Bu arıya niçin karşı çıkılmakta, yada karşı çıkanlar nasıl kıvıracak onu merak etmekteyim.


"Dünyaca tanınan önemli hibridler
Sterline : 1949´da ABD´de üretilmiştir. İtalyan arısının dört hat hibrididir.
Midnite : 1957´de ABD´de üretilmiştir. Kafkas soyunun dört hat hibrididir. Saf hat ebeveynlere göre % 130 - 200 daha verimlidir.
Buckfast : Br. Adam´ın İngiltere´de geliştirdiği bir hibriddir. Buckfast ana X Anadolu baba hırçın ve hareketli, Anadolu ana X Buckfast baba sakin ve uysaldır. Buckfast hibridi ebeveynlere göre % 128 - 151 daha verimli bulunmuştur."(bu bölümü aşagıdaki tarım bakanlıgı linkinden aldım)
Bakın burada isminbi belkide yeni duydugumuz önemli hibrit arılar var. Adamlar kafkasın 1957 yılında kullanma hibritini üretmişler, safına göre verimine bir bakın,%130-200 daha verimli. Bu arının adı ise MİDNİTE.
Bir başka hibrit ise Buckfast denilen papaz arısı. Tarife bakıyoruz, ana belli baba belli birde bunları karıştırıp suni dölleme yaparak üretiyorlar. Verimliliği bu arıların saflarına göre%128-151 daha yüksekmiş.
Birinci sırada ise italyan arısının hibriti var. Adı STERLİNE, ilk sırada oldugun göre verimliliği tartışmanın anlamı yok.
Anlatmak istediğim arı ırklarının üzerinde çalışılmalı, çalışılmadıgında gerekli performans olmuyor. Hibrit arılar üretmek için neler gerekiyor konunun başını bir okuyun.
Bu konuda daha detaylı bilgi isteyen varsa bu linten okuyabilir.
http://www.tarim.gov.tr/uretim/Aricilik,Ana_Ari_Yetistiricilik.html
Bu yapmış oldugum tabloyu daha önce paylaşmıştım kimseden tık çıkmadı. Bu arı üç haftada 42 bin yumurta atıyor. Arı ömrünü 40 gün yada 6 hafta dediğimizde bu arı devamlı 80 bin üzeri nufusu devam ettiriyor. Kafkasla kıyaslandıgında felaket bir fark çıkıyor. Bu hesaplama günlük en yüksek yumurta düzeyi alınarak yapılmış tabloda bana aittir. Neden en yüksek düzeyi aldım dersem, kafkasın daha düşük verisi hepten perişan. Karniyol arısı 4 ay içerisinde 252 bin yavru yaparken, kafkas arısı 189 bin yavru yapıyor. Aradaki fark ise 63 bin arı demek. Bu ise 16 çıta arı demektir.
Memleketimizde binlerce kovan bu mevcuda hiç ulaşmadan kışa girip her sene olaylar tekrar edip durmakta.
Kafkas arısına bakacak olursak zaten günlük yumurta atışı 1500 doruk noktadır. Birde en ufak bal akımlarında balı ilk depoladıgı yer yavru civarı yani kuluçkalık olunca zaten düşük olan yavru kapasitesini kendisi kilitleyen bir ırk. Ülkemizdeki nektar akımına, yada gezginci arıcılık için uygun bir arı degil. Sabit arıcılıkta belki düşünülebilir. Nektardan nektara geçişlerde devamlı destek yapacaksın, sonbaharda yaşatmak için destek lazım, baharda geliştirmek için destek yapacaksın, tam bizim bilim adamlarımıza göre bir arı. Hızlı arılar onlara yakışmaz. Kafkas arısını siz devamlı çalıştırmaya çalışacaksınız, karniyol arısı ise sizi çalıştıracak.
Memleketimizde binlerce kovan bu mevcuda hiç ulaşmadan kışa girip her sene olaylar tekrar edip durmakta.
1 yorum:
Arıcılığa yaklaşık bir önce 5 kovanla amatör olarak başladım.Bu yıl mehmet yüksel ve ali beyin paylaşımlarından çok faydalandım. Çevremizedki arcıların uygulamalarına bakıyorum. Arada dağlar var .Okumak , Bilmek ve bildiklerini Paylaşmak çok güzel bir meziyet. Bu vesile ile mehmet yüksel ve Ali bey'e çok teşekkür ederim.
Yorum Gönder